Özet önizlemesi
Victoria's Secret: İllüzyonun İmparatorluğu ve Gerçekler
Merhaba dostlar! Bugün sizlerle, bir zamanlar kadınların rüyası gibi görünen, ancak aslında erkek fantezileri ve kadınların fedakarlıkları üzerine kurulu karmaşık bir yapı olan Victoria's Secret markası hakkında konuşacağız. O kanatları, kusursuz bedenleri, pırıltılı gülümsemeleri hatırlıyor musunuz? Hepsi özenle tasarlanmış bir oyunun parçasıydı, peki bu parlaklığın ardında ne gizleniyordu?
Başlangıç Yolculuğu: Utançtan Sırra
Markanın hikayesi 1977'de Stanford mezunu Roy Raymond ile başladı. Eşi için iç çamaşırı almaya gittiğinde, sıradan bir mağazada kendini rahatsız hissetti. Avrupa'da kadınların konforunu ve bedenleriyle uyumlu iç çamaşırlarını takdir eden butikler vardı. Amerika'da ise sadece beyaz ve pembe sütyenler, çorap ve eldivenlerin yanında satılıyordu. Raymond bu durumu değiştirmek istedi, ancak motivasyonu kadınların özgürlüğü değil, erkeklerin rahatlığıydı. Erkeklerin utanmadan kadın iç çamaşırı alabileceği bir yer yaratmak istiyordu. Böylece 'Victoria's Secret' doğdu – Viktorya dönemi saygınlığının altında gizlenmiş bir duyusallığa gönderme. İlk mağaza, Viktorya dönemi yatak odası veya belki de bir genelevini andırıyordu: Koyu ahşap, kadife koltuklar, ipekler. Ancak kadınlar bu konsepte pek sıcak bakmadı. Üç yıl sonra marka iflasın eşiğindeydi.
Veksner Dönemi: Arzuların Yeniden Paketlenmesi
1982'de şirketi bir milyon dolara The Limited'ın kurucusu Leslie Wexner satın aldı. Tüketici arzularını yeniden paketleme konusunda ustaydı. Wexner, 'genelev' havasını temizledi, vitrinleri Fransız yatak odası tarzında dekore etti, hoş müzik ve rahat bir aydınlatma ekledi. En önemlisi pazarlamayı değiştirdi. Artık kadın, kendi seçiminin kahramanı oluyordu. Toplumda zaten var olan, büyük ölçüde Playboy dergisi tarafından şekillendirilmiş bir estetik kullandı; burada kadın, erkeğin ödülüydü. Wexner, bir kadın hayalini satmayı başardı – erkeğin hayali olmayı hayal eden bir kadına.
