Summio

Kitap

Martin Frobisher

Kraliçe I. Elizabeth adına yelken açan, İspanyollara karşı savaşan ve ulaşılması zor Kuzeybatı Geçidi'nin peşinden koşan cesur İngiliz korsan Martin Frobisher'ın kılıç sallayan hayatına dalın.

12 dk okuma4.7 / 5

Mevcut diller

Özet önizlemesi

Martin Frobisher: Denizlerin Cesur Yüreği, Kuzeybatı Geçidi'nin Peşinde Bir Korsan Efsanesi

Selam dostum! Martin Frobisher'ı mı merak ediyorsun? Harika bir seçim! James McDermott'ın kaleme aldığı bu kitap, Elizabeth Dönemi'nin gerçekten de havalı isimlerinden birinin hayatına adeta bir dalış yapıyor. Korsanlar, kraliçeler, destansı deniz yolculukları ve inanılmaz bir dayanıklılık düşün. Frobisher öyle sıradan bir denizci değildi; o, devlet destekli bir nevi 'korsan' olan, yani özel bir izinle (letters of marque) düşman gemilerine saldıran bir 'özel korsan'dı (privateer) ve Kraliçe I. Elizabeth'e hizmet ediyordu. İspanyol Donanması'na karşı koymak gibi önemli tarihi olaylarda kilit bir rol oynadı ve belki de en ünlüsü, Arktik'in buzlu sularında Asya'ya giden kestirme yolu, yani efsanevi Kuzeybatı Geçidi'ni bulma çabasıydı. Bu kitap sadece kuru bir tarih anlatısı değil; adeta coşkulu bir macera hikayesi. McDermott, Frobisher'ı

Koca Resim: Bu Adam Kimdi?

Detaylara dalmadan önce, sahneyi kuralım. 16. yüzyıldayız; İngiltere'nin Avrupa'da büyük bir güç olarak yerini sağlamlaştırmaya başladığı bir dönem. Tahtta Kraliçe I. Elizabeth var; zeki bir hükümdar ve İngiltere'nin etkisini ve zenginliğini artırmak için cüretkar maceracıları kullanmaktan çekinmeyen biri. Peki Martin Frobisher kimdi? O, Elizabeth'in yıldız oyuncularından biriydi. Soylu bir aileden gelmiyordu ama mütevazı başlangıçlardan tırmanarak saygın bir kaptan, kaşif ve deniz komutanı oldu. İtibarı, çoğu insanın tüylerini diken diken edecek riskler alma isteği, denizciliği ve cesareti üzerine kuruluydu.

Hikayenin Özü: Hırs ve Kuzeybatı Geçidi

Frobisher'ın en bilinen maceralarının ardındaki en büyük itici güç, Kuzeybatı Geçidi arayışıydı. Şöyle bir düşün: Avrupa'dan Asya'ya gitmek uzun, tehlikeli ve pahalı bir yolculuktu, genelde Afrika etrafından dolaşılırdı. Herkes, özellikle de İngilizler, kuzeyden daha hızlı, daha doğrudan bir yol bulmaya can atıyordu. Frobisher bu fikre takıntılı hale geldi. İnanıyordu ki, ya da en azından umuyordu ki, Kuzey